queen'in sadece diskografisinin değil, tüm rock müzik tarihinin şahikalarından, bir cüretkarlık ve yaratıcılık anıtı. grubun "ya hep ya hiç" dediği, o zamana kadar yapılmış en pahalı albümlerden biri olarak kayda geçen, onları yerel kahramanlardan dünya devi statüsüne fırlatan magnum opus. adını marx kardeşler'in aynı adlı filminden alması bile, içeride kopacak müzikal curcunanın, o planlı kaosun ve türler arası cümbüşün habercisi gibidir adeta.
albümün yapıldığı dönemi düşünmek lazım. queen, önceki albümleri sheer heart attack ile büyük bir başarı yakalamış olsa da, mali olarak hala zor durumdaydı. eski menajerleriyle yaşadıkları sorunlar, grubun üzerinde büyük bir baskı yaratıyordu. tahmin etmek zor değil ki, bu albüm onlar için bir dönüm noktası olmak zorundaydı; ya batacaklar ya da müzik dünyasının zirvesine tırmanacaklardı. bu baskı ve hırsın, albümdeki o sınır tanımayan yaratıcılığı ve her şarkıya sinmiş "biz buradayız ve en iyisiyiz" tavrını körüklediğini varsaymak oldukça akla yakın.
a night at the opera bir albümden çok, farklı sahnelerden oluşan görkemli bir müzikal gösteri gibi. içinde yok yok: hard rock, heavy metal, pop, folk, vodvil, dixieland caz ve tabii ki opera! bu kadar farklı türü tek bir potada eritip, baştan sona tutarlı ve akıcı bir bütün oluşturabilmek, ancak queen gibi vizyoner bir grubun harcı olabilirdi. albümün prodüktörü roy thomas baker ile birlikte stüdyoda harikalar yarattıkları aşikar. özellikle vokal ve gitar harmonilerindeki katman katman işçilik, o dönemin teknolojisiyle nasıl başarıldığı hala hayret uyandıran bir detay. muhtemelen stüdyoda geçirilen sayısız uykusuz gece, bantları kesip yapıştırmalarla dolu hummalı çalışmalar ve her detayın mükemmel olması için verilen inanılmaz bir emek söz konusuydu.
ve tabii ki bohemian rhapsody... albümün ve belki de queen'in imza şarkısı. tek başına bir albüm değeri taşıyan, içinde balad, gitar solosu, opera ve hard rock bölümlerini barındıran, 6 dakikalık bu cüretkar eser. plak şirketinin "çok uzun, tutmaz" dediği, grubun ise "ya bu şarkı single olur ya da hiçbiri" restini çektiği rivayet edilir. freddie mercury'nin bu şarkıyı kafasında nasıl tasarladığını, o karmaşık vokal düzenlemelerini diğer grup üyelerine ve prodüktöre nasıl anlattığını hayal etmek bile heyecan verici. operatik bölümdeki o "galileo", "figaro", "magnifico" nidalarının kaydı sırasında stüdyoda yaşananları, belki de kahkahalarla karışık bir yaratım sancısını tahmin etmek güç değil. şarkının yapısındaki bu radikallik, o dönem için inanılmaz bir riskti ama sonuçta müzik tarihini değiştirdi.
ancak albüm sadece bohemian rhapsody'den ibaret değil. john deacon'ın kaleminden çıkan ve basçının pop duyarlılığını gösteren tatlı mı tatlı you're my best friend. freddie mercury'nin piyanosuyla devleştiği, konserlerin vazgeçilmezi haline gelen dokunaklı balad love of my life. brian may'in astrofizik geçmişine selam duran, zamanda yolculuk temalı akustik folk şarkısı '39. yine brian may'in ürünü olan, vokal kanonlarıyla ve epik yapısıyla bohemian rhapsody'ye kafa tutan the prophet's song. roger taylor'ın arabalara olan aşkını haykırdığı, safkan rock'n'roll enerjisiyle dolu i'm in love with my car (ki muhtemelen grubun geri kalanı bu şarkıyla epey dalga geçmiştir ama taylor'ın ısrarıyla b yüzüne girmiştir). her biri kendi içinde ayrı bir dünya, ayrı bir başyapıt adayı.
a night at the opera, queen'in sadece müzikal yeteneklerini değil, aynı zamanda stüdyoyu bir enstrüman gibi kullanma becerilerini, teatral yeteneklerini ve sınırları zorlama arzusunu da gözler önüne seren bir çalışma. risk almaktan korkmayan, popüler kalıplara sığmayı reddeden ve kendi vizyonlarının peşinden giden bir grubun manifestosu niteliğinde. belki de o mali baskı olmasaydı, grup bu kadar iddialı ve kusursuz bir iş çıkarmak için kendini bu denli zorlamayacaktı. bazen en büyük eserler, en büyük zorluklardan doğar sözünün kanıtı gibi duruyor bu albüm.
sonuç olarak, a night at the opera sadece dinlenmesi gereken değil, üzerine kafa yorulması, her dinleyişte yeni detaylar keşfedilmesi gereken, katmanlı, zengin ve zamansız bir mihenk taşı. rock müziğin sınırlarını genişletmiş, kendinden sonra gelen sayısız gruba ilham vermiş ve queen efsanesini perçinlemiş ölümsüz bir eser.
(see: queen)
(see: bohemian rhapsody)
(see: freddie mercury)
(see: brian may)
(see: rock operası)
(see: müzikal deha)
(see: yapılmış en pahalı albümlerden biri)
nice: all
|
today
search in topic