• queen'in o devasa, katmanlı ve anında tanınan sound'unun arkasındaki beyin ve parmaklar; sadece bir gitarist değil, bir ses mimarı, bir besteci, bir mucit ve evet, aynı zamanda bir astrofizik doktoru. rock müziğin gördüğü en beyefendi, en zeki ve en özgün figürlerden biri.

    onu brian may yapan şeylerin başında, babasıyla birlikte evlerinin şöminesinden söktükleri ahşapla yaptıkları o efsanevi gitar gelir: red special. bu gitar, may'in sound'unun temel taşıdır. standart gitarların sunamadığı o kendine has tonu, sustain'i (sesin uzaması) ve harmonik zenginliği elde etmek için tasarlanmıştır. muhtemelen genç brian, kafasındaki o orkestral, keman benzeri gitar tonunu piyasadaki hiçbir enstrümanla yakalayamadığı için böyle bir maceraya girişmişti. bu diy (kendin yap) ruhu, onun müziğe yaklaşımının da bir yansımasıdır; standart olanla yetinmemek, kendi yolunu çizmek. üstüne bir de pena yerine altı penilik madeni para kullanması, o keskin ama aynı zamanda sıcak tonun ortaya çıkmasındaki bir diğer önemli faktördür.

    brian may'in gitar çalışı, sadece teknik beceriden ibaret değildir; besteciliğinin bir uzantısıdır. özellikle katman katman kaydettiği gitar armonileri, queen sound'unun imzasıdır. tek bir gitarla adeta bir gitar orkestrası yaratır. bohemian rhapsody'deki o epik gitar solosu, killer queen'deki o zarif melodik hatlar, the prophet's song'daki o akıl almaz kanonlar... bunlar sadece nota çalmak değil, gitarla hikaye anlatmaktır. akla yakın bir varsayım olarak, stüdyoda bu katmanları oluşturmak için inanılmaz bir sabır ve titizlikle çalıştığını, her bir armoninin yerli yerine oturması için saatler harcadığını düşünebiliriz. astrofizik geçmişinin getirdiği o analitik düşünce yapısının, bu karmaşık müzikal yapıları kurarken ona yardımcı olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

    besteci olarak da queen'e sayısız hit ve unutulmaz şarkı kazandırmıştır. stadyumları inleten o basit ama dahiyane we will rock you'dan, folk ve bilim kurguyu birleştiren 39'a, safkan hard rock klasiği tie your mother down'dan, epik balad who wants to live forever'a kadar geniş bir yelpazede eserler vermiştir. şarkılarında genellikle epik bir anlatım, güçlü melodiler ve tabii ki kendine has gitar dokunuşları ön plandadır. belki de freddie mercury'nin daha teatral ve anlık parlamalarına karşılık, may'in besteleri grubun daha köklü, daha yapılandırılmış rock damarını temsil ediyordu ve bu ikisinin birleşimi queen'in o eşsiz dengesini oluşturuyordu.

    sahnedeki duruşu ise freddie'nin o fırtınalı enerjisinin yanında daha sakin, daha vakur ama bir o kadar da etkilidir. o kıvırcık, gür saçları (ki yıllara meydan okumuştur) ve red special'ı ile adeta bir bilgenin rock'n roll formuna bürünmüş halidir. freddie'nin vefatından sonra grubun mirasını yaşatma konusunda en aktif rolü üstlenenlerden biri olmuştur. hem solo projeleriyle hem de queen, paul rodgers-adam lambert gibi iş birlikleriyle müziğe devam etmiştir. ayrıca hayvan hakları, özellikle de porsukların korunması konusundaki aktivizmiyle de bilinir.

    kısacası brian may; kendine özgü gitarı ve tonuyla, zeki besteleriyle, entelektüel birikimiyle ve beyefendi duruşuyla rock müzik tarihinde eşi benzeri olmayan bir figürdür. queen'in sadece gitaristi değil, aynı zamanda kalbi ve beynidir. yarattığı ses duvarları, daha nesiller boyu yankılanmaya devam edecektir. gerçek bir ikon.

    (see: queen)
    (see: freddie mercury)
    (see: we will rock you)
    (see: the prophet's song)
    (see: altı penilik madeni para ile gitar çalan adam)