• (see: amerika'nın en büyük rock and roll grubu)
    (see: toxic twins)
    (see: dream on)

    amerika'nın rock sahnesine yaptığı en büyük, en gürültülü ve en uzun soluklu katkılardan biri. boston'ın kötü çocukları olarak başlayıp, yarım asrı deviren kariyerlerinde defalarca zirveyi gören, dibe vuran ama her seferinde bir şekilde ayağa kalkmayı başaran, yaşayan efsane statüsünü sonuna kadar hak eden grup.

    temelde iki sacayağı üzerine kurulu bir dev: steven tyler ve joe perry. tyler'ın o akıllara zarar, çığlıklarla bezeli, bazen flörtöz bazen isyankar vokali ve inanılmaz sahne enerjisi bir yanda; perry'nin o kirli, blues kokan, anında tanınan, ders niteliğindeki gitar rifleri diğer yanda. bu ikilinin kimyası (veya kimyasızlığı), yani meşhur "toxic twins" lakabını almalarına neden olan o gelgitli, tutkulu ama bir o kadar da yıpratıcı ilişkileri, grubun hem yaratıcı motoru hem de zaman zaman en büyük handikapı olmuştur. onlara brad whitford'ın sağlam ritim gitarı, tom hamilton'ın cool duruşu ve melodik bas yürüyüşleri, joey kramer'ın güçlü davulları eklenince ortaya çıkan sound, safkan, damardan rock and roll'dur.

    70'lerdeki ham, enerjik halleriyle dream on gibi bir rock marşı, walk this way gibi funk damarlı bir dinamit (ki yıllar sonra run-dmc ile yaptıkları cover ile hem kendilerini hem de hip-hop'ı ana akıma taşıyacaklardı), sweet emotion gibi puslu bir başyapıt bıraktılar. o dönemki albümleri (toys in the attic, rocks) bugün bile birçok grubun ulaşmaya çalıştığı bir sound ve enerji seviyesine sahiptir.

    sonra malum, 80'lere girerken yasaklı madde batağı, iç çekişmeler, perry ve whitford'ın ayrılışı derken grup neredeyse dağılma noktasına geldi. ancak küllerinden doğmak diye bir şey varsa, aerosmith bunun kitabını yazmıştır. 80'lerin sonunda geffen records ile başlayan ikinci baharları, onları eskisinden bile daha büyük bir ticari başarıya taşıdı. permanent vacation, pump ve özellikle get a grip albümleriyle mtv'nin ve radyoların kralı oldular. bu dönemde alicia silverstone'lu, liv tyler'lı (evet, steven tyler'ın kızı) video klipleriyle ve crazy, cryin', amazing gibi power ballad üçlemesiyle yeni bir jenerasyonu kendilerine hayran bıraktılar. eski toprak hayranlar bu popülerleşmeye biraz burun kıvırsa da, grubun stadyumları doldurmasını sağlayan da bu dönemdi. ardından gelen i don't want to miss a thing ise artık stratosfere ulaştıkları noktaydı; armageddon filmiyle birlikte dünyanın en bilinen şarkılarından biri haline geldi.

    yıllar geçti, elemanlar yaşlandı, sağlık sorunları yaşandı, veda turneleri konuşuldu ama aerosmith ruhu bir şekilde yaşamaya devam etti. onlarca hit, milyonlarca albüm satışı, grammy ödülleri ve rock and roll hall of fame üyeliği... ama tüm bunların ötesinde, arkalarından gelen sayısız gruba ilham kaynağı olmuş, amerikan rock müziğinin temel taşlarından biri olmayı başarmışlardır.

    kısacası, aerosmith sadece bir grup değil, amerikan rock müziğinin demirbaşı, inişleri ve çıkışlarıyla tam bir rock and roll destanıdır. iyi günde, kötü günde rock and roll'un bayrağını hep en önde dalgalandırmışlardır. dinleyiniz, dinletiniz.